İBB Atatürk Kitaplığı

Molière’den Molyer'e Sergisi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı, Molière’in 400. yaşını, İBB Atatürk Kitaplığı birimleri yanında İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü’nden akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan etkinliklerle kutluyor.

25 Mayıs’ta açılışı yapılacak “Molière’den Molyer’e” sergisi ve bu sergi ile paralel dokuz ayrı söyleşi, seminer ve okuma tiyatrosunu içeren “Molière Konuşmaları” İstanbullular ile buluşuyor. “Molière’den Molyer’e” sergisi 25 Mayıs - 30 Haziran arasında ücretsiz olarak İBB Atatürk Kitaplığı Sergi Salonu’nda ziyaret edilebilir. “Molière Konuşmaları” serisi etkinlikleri de ücretsiz ve kayıt gerekmeksizin İBB Atatürk Kitaplığı Konferans Salonu’nda takip edilebilir.

17. yüzyıldan bugüne sahneden ve tiyatro metinlerinden yükselen bir hakikat çağrısıdır Molière. Geniş bir coğrafyada, farklı dillerde yüzyıllardır sesi, sözü eksilmeden evrensel bir “biz”e işaret eder. Molière eserlerinde, Bizans Mimuslarından İtalyan Commedia dell’Arte geleneğine kadar iç içe geçen birçok etkiyi görebiliriz. Molière, saraydan halka dek geniş izler kitleye sözünü sakınmadan söyleyen güçlü bir komedi geleneği oluşturur. İnsanlığın evrensel gerçekliği ve ağır yükü, en yalın-pür ifadelerinden birini onda ve eserlerinde bulur. Molière komedisinin korunaklı, güvenli bir sığınak olduğunu düşünmek yanıltır bu yüzden. Dalkavukluğu ve bağnazlığıyla, cimriliği ve acımasızlığıyla insanın karmaşık dehlizleri karakterlerinde yansır, nüanslı bir insanlık durumunun ifadesi haline gelir. Bu sebepten Jean Anouilh haklıdır: Molière, “normal bir komedi kalıbı içinde çağlar boyu edebiyatın en kara tiyatrosunu yazmıştır.” 

Molière oyunlarındaki anlatının, karakter kurgusunun evrensel niteliği her coğrafyada ayrı bir ses bulur, yerelleşir. Farklı çağlarda, farklı yerelliklerin nüfuz ettiği Molière’lerdir bunlar. 17. yüzyıl Fransa’sından gelip 19. yüzyıl Osmanlı sahnelerinde görmeye başlarız “biz”deki Molyer’i. Pera’dan Gedikpaşa’ya, İstanbul’dan Bursa’ya Osmanlı sahnelerine yayılır. Molière sahnelemelerinde, çevirilerinde, adaptasyonlarında Osmanlı Tiyatrosu’nun çokdilli, çok kültürlü yapısını gözlemleme imkânı buluruz. Fransızcadan Osmanlıcaya, Ermeniceden Rumcaya farklı dillerde yazılır ve oynanır, “bizim Molyer” olur. Ahmet Vefik Paşa’nın, Teodor Kasap’ın, Âli Bey’in adaptasyonları ile tiyatro sahnelerimizde zuhur eder. Hagop Baronyan’ın güçlü komedyalarına etki eder, Nâzım Hikmet’in Tartüf-59’una ilham olur, Haldun Taner’in eseri Sersem Kocanın Kurnaz Karısı ile Osmanlı’dan Cumhuriyet’e tiyatro tarihimizin eleştirel bir okumasına zemin sağlar. Tomas Fasulyaciyan, Ahmet Fehim, Behzat Budak, Kınar Sıvacıyan ve Bayzar Fasulyeciyan gibi oyuncuların güçlü sahne yorumları ile “buralı” olur. Molière’deki evrensel gerçeklik, bizdeki tarihsel, toplumsal, siyasal dinamiklerle buluşur, perçinlenir, boyutlanır ve “bizim” Molyer’e evrilir.

Salih Fuat’ın tabiriyle “esas damgası hakikat” olan Molière aracılığıyla “biz”e bakmayı ve geçmişten bugüne değişen o “biz”i sorgulamayı deniyoruz. Sizleri, yüzyıllardır bitmeyen bir ilgiyle sahnelerde kendine yer bulan Jean-Baptiste Poquelin Molière’in 400. yaşı için hazırladığımız “Molière’den Molyer’e” sergisine ve “Molière Konuşmaları” serisine davet ediyoruz. 

 

Adres: Miralay Şefik Bey Sok. No: 6  Taksim, Beyoğlu - İstanbul
Telefon: 0(212) 249 95 65  -  0(212) 249 09 45
E-Mail: kutuphanemuzeler@ibb.gov.tr

Twitter
Instagram 
Facebook

 

 

 
© 2013 İstanbul. Her hakkı mahfuzdur. İbb Taksim Atatürk Kitaplığı